Bu Blogu Takip Et

Sayfalar

Translate

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Mısır'da kadın olmak

Mısır'da kadın olmak

Hava sıcak mı sıcak... İstanbul'un yağmurlu ve sisli-puslu havasının aksine "İskenderiye" güneşiyle insanı yakıyor. Bizim İzmir'i andıran kordonuyla "Mısır'ın gelini" tam bir sayfiye merkezi gibi. Kordon dediysem sahil şeridi tam 25 kilometre...
Başkent Kahire’ye 225 kilometre uzaklıktaki “Alexandria” Mısır’ın genelinden farklı bir atmosfere sahip.


Binaların “kum rengi”ne bulanmış yüzleri, yıkık dökük halleri her ne kadar Kahire’yi andırsa da Akdenizlilik ruhuna sahip İskenderiye’ye fantastik bir hava hâkim.

Mısır’ın bu ikinci büyük kentini ancak klimalı bir otobüsle gezebiliyoruz. Sahil şeridi boyunca sıcaktan bunalan halk sahillere akın etmiş. Plajlarda kara çarşaflarıyla ve türbanlarıyla kadınlar şemsiye altında plastik sandalyelerinde otururken çocuklar ve tabii ki erkekler denizin keyfini sürüyor!..

Memluk Sultanı Kayıtbay tarafından 530 yıl önce inşa edilen kalenin önü de ana-baba günü gibi... Yine bir tarafta kalenin iç tarafındaki dingin denize atlayan Mısırlı çocuklar ve erkekler; diğer tarafta Akdeniz’in esintisiyle serinlemeye çalışan kara çarşaflarıyla, yerel giysileriyle İskenderiye’nin kadınları...

İskenderiye’nin kadınlarının denizine uzaktan baktığı bu kent; antikçağın en ünlü kütüphanelerinden olan ve 391 yılında antik Pagan tapınaklarının imhası sırasında Hıristiyanlar tarafından yakıldığı söylenen “İskenderiye Kütüphanesi” ile çağının bilim ve kültür merkezlerinden biriydi...

M.Ö. 332 yılında Büyük İskender tarafından kurulmuş dört İskender kentinden biri olan bu kent “Dünyanın Yedi Harikası”ndan biri olan efsanevi İskenderiye Feneri’nin yanı sıra Kleopatra ile Marcus Antonius’un fırtınalı ilişkilerine de ev sahipliği yapmıştı…

Böyle bir geçmişe sahip olan İskenderiye başta da dediğim gibi İzmir’i anımsatıyor insana. Neyse ki İzmir’in güzel kadınları erkeklerle birlikte denizin tadını çıkarıyor. Hem de fazlasıyla!..

Ve kafamda “kocaman” bir soru işareti. “Türkiye’deki kadınların geleceğini” düşünüyorum. İskenderiye’de içim sıkılıyor elimde ise bir şiir kitabı.

Hiç yorum yok: