Bu Blogu Takip Et

Sayfalar

Translate

30 Ocak 2026 Cuma

Hafif tutuyorum düşüncelerimi ..

O zaman bırak kelimeler biraz daha derinlere dalsın, biraz daha rüzgâr gibi essin.
Şu anki halim şöyle:
Sıkı sıkıya sarıldığım hiçbir şey yok elimde.




Rüzgâr esse uçup gidecek kadar hafif tutuyorum düşüncelerimi;
ama yere de düşürmüyorum onları, göğsümde taşıyorum sanki camdan kanatlar gibi.

Etrafımda herkes bir duvara yaslanmış, bir duvara çivi çakmış,
“Burası benim” diye bağırmış, sonra o bağırtıyı duvar sanmış.
Ben ise duvarları görüyorum, ama kendime duvar örmüyorum.

26 Ocak 2026 Pazartesi

Güven bir evdir

Güven Kalmayınca, Herkese Misafir Gibi DavranırsınGüven bir evdir.



İçinde rahatça ayakkabılarını çıkarıp, çorapla dolaşabildiğin, dolabından bir şey alıp yiyebildiğin, sesini yükseltip sonra özür dileyebildiğin, suskun kaldığında bile “bir şey mi var?” diye sorulduğunu bildiğin bir ev.O ev bir kere yıkılınca ya da kundaklanınca, insan bir daha asla aynı şekilde yerleşemiyor. Yeni insanlara kapı açıyor, ama eşikten içeri sadece misafir terliğiyle adım atıyor. Ayakkabılar hep dışarıda kalıyor. Çoraplar hep çekmecede. “Rahat ol” denildiğinde gülümsüyor, ama içten içe biliyor ki o rahatlık artık ona ait değil.

İletişim Çağındayız Ama En Büyük Sorunumuz Yine İletişim


Bir elimizde saniyede binlerce kelime taşıyan ekran, diğer elimizde yirmi dört saat açık bir ağız. Buna rağmen çoğu insan kendini hiç olmadığı kadar anlaşılmamış hissediyor. İletişim çağındayız diyorlar; evet, teknik olarak öyleyiz. Ama duygusal, içten, onarıcı, gerçekten “karşı tarafa ulaşan” iletişim bakımından ise belki de tarihin en fakir dönemindeyiz.


Eskiden bir mektup yazmak üç gün sürerdi. O üç günde cümleler defalarca tartılır, kelimeler silinir, yerine yenileri konurdu. Bugün aynı sürede yüzlerce mesaj atabiliyoruz ama çoğu “okundu” tikinin ötesine geçemiyor. Okunmak ile anlaşılmak arasındaki mesafe, hiçbir çağda bu kadar açılmamıştı.
Sorun şu: Araç çoğaldıkça niyet inceliyor.

24 Ocak 2026 Cumartesi

O zaman korku niye?

Neden bu kadar korkuyorum kaybetmekten?
Bakıyorum etrafıma. Bu ev, bu eşyalar, bu telefon, şu masanın üzerindeki yarım fincan kahve… Hepsi “benim” diye işaretlenmiş gibi duruyor. Ama içimde bir yer biliyor ki, hiçbirinin gerçekten benim olmadığını. Geldiğimde yoktular, giderken de olmayacaklar. Sadece bir süreliğine yanımda, sanki biri “al, biraz kullan, sonra bırak” demiş gibi.Çocuğumun gülüşü mesela. O kadar benim ki bazen, sanki onsuz ben de yokum. Ama o gülüş bile emanet. Onun ciğerlerinden, onun damarlarından, onun ruhundan doğuyor; ben sadece tanıklık ediyorum. Bir gün başka bir bedende, başka bir hayatta başka bir biçimde çiçek açacak belki. Ya da hiç açmayacak. Benim elimde değil.



Sevdiğim insanlara da aynı şey oluyor. Onları “benim” diye sahiplenmeye çalıştığım her an, içimde bir sıkışma başlıyor. Sanki giderlerse ben de dağılacağım. Ama sonra durup bakıyorum: Onlar da emanet. Benim için yaratılmadılar; ben de onlar için yaratılmadım. Bir

19 Ocak 2026 Pazartesi

Liderlik Becerileri Geliştirme: Pratik Bir Rehber

Liderlik, doğuştan gelen bir yetenek değil; öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceri setidir. Günümüz dünyasında, etkili liderler sadece talimat veren değil, ilham veren, motive eden ve ekiplerini başarıya taşıyan kişilerdir. Bu yazı, liderlik becerilerinizi adım adım nasıl geliştireceğinize dair özgün ve uygulanabilir ipuçları sunacak. Bilimsel temellere (örneğin, psikoloji ve yönetim araştırmalarına) dayalı bu rehber, hem yeni başlayanlar hem de deneyimliler için faydalı olacak. Hazır mısınız? Başlayalım!1. Kendinizi Tanıyın: Temel Taşınız Öz FarkındalıkLiderlik yolculuğunun ilk adımı, kendinizi derinlemesine anlamaktır. Güçlü yönlerinizi, zayıf noktalarınızı ve değerlerinizi belirleyin. Özgün bir yöntem: "360 Derece Geri Bildirim" tekniğini uygulayın. Yakın çevrenizden (aile, arkadaşlar, meslektaşlar) anonim feedback alın ve bunları bir deftere not edin. Araştırmalar (Harvard Business Review gibi kaynaklar), öz farkındalığın liderlik etkinliğini %40 artırdığını gösteriyor. Pratik ipucu: Her hafta bir "yansıma saati" ayırın – başarılarınızı ve hatalarınızı analiz edin. Bu, duygusal zekanızı (EQ) geliştirir ve daha otantik bir lider olmanızı sağlar.2. İletişim Becerilerinizi Keskinleştirin: Köprü KurunEtkili liderler, fikirlerini net ve ikna edici şekilde ifade eder. Konuşma pratiği yapın: Toastmasters gibi kulüplere katılın veya kendi videolarınızı kaydedip izleyin. Özgün yaklaşım:

8 Ocak 2026 Perşembe

Empati yorgunluğu


Empati yorgunluğu (İngilizce karşılığı
compassion fatigue veya empathy fatigue), sürekli olarak başkalarının duygusal acılarına, travmalarına veya stresine maruz kalmak sonucunda ortaya çıkan derin bir duygusal ve fiziksel tükenme halidir. Özellikle yardım mesleklerinde (doktorlar, hemşireler, psikologlar, sosyal çalışanlar) sık görülür, ama aşırı empatik yapısı olan herkes –örneğin yakınlarının sorunlarını sürekli üstlenen kişiler– bundan etkilenebilir.