Bu Blogu Takip Et

Sayfalar

Translate

Yöntemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yöntemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2012 Pazar

Dilek Ağacı Yöntemi

Dilek Ağacı Yöntemi
Bu yöntemde yine Spiritüel olarak eski bilgelerin çokca kullandığı bir yöntemdir. Temel olarak bir ağaç kabuğuna ihtiyacınız var ve bir de ağaç fidanına. Bu uygulama şu şekilde yapılmaktadır:

Sigaradan Titreşim Yasalarıyla Kurtulmak: “Biorezonans Yöntemi”

Sigaradan Titreşim Yasalarıyla Kurtulmak:
Biorezonans Yöntemi
Son yıllarda sigara bağımlılığından kurtulmak için yeni tedavi yöntemleri ortaya çıktı. Kuantum mekaniği, bilgileri ve sonuçlarıyla tüm hayatımıza girmeye başladı. Sağlıkta ve tedavide, Biorezonans yani titreşim kullanmak da, kuantuma dayanan son tekniklerden birisi…
Bağımlılık, insanların farklı konu ve maddelere, zarar görmesine rağmen devam etme ve vazgeçememe halidir. Dünyadaki en yaygın bağımlılık ise sigara bağımlılığıdır. Mantıklı düşünüldüğünde çok saçma ve anlamsız gelen bu bağımlılık, tüm zararlarının bilinmesine rağmen dünya nüfusunun hatrı sayılır bir bölümünü esir etmiştir. Ölüme rağmen sigarayı tercih etme davranışı, en yaygın sosyal hastalıktır, zira virütik hastalıklar gibi o da bulaşıcıdır. Bulaşma yolu ise davranış modellemesidir. Sigara içen birisini kendimize aynalayarak sigara içmeye başlarız.
Sigaranın zararlarını anlatmaktan çok, ondan nasıl kurtulabileceğimizin üzerinde durmak daha anlamlı artık. Toplumsal bir hastalık olmasına rağmen yaygın ve genel bir çözümün yaratılması, neredeyse imkânsız görünüyor. Tütün getirim sistemini topluca yıkmak ve yasak koyarak bu sistemi yeraltına indirmek, farklı sakıncalar yaratacağından bireysel kurtuluşlar desteklenmeye çalışılıyor.
Son yıllarda bu bağımlılıktan kurtulmak için yeni tedavi yöntemleri ortaya çıktı. Kuantum mekaniği bilgileri ve sonuçlarıyla tüm hayatımıza girmeye başladı. Sağlıkta ve tedavide, Biorezonans yani titreşim kullanmak da, kuantuma dayanan son tekniklerden birisi…
Bu yeni yöntemi öğrenmek üzere bir merkezin kapısını çaldım. Öğrendiklerimi paylaşmak ve Biorezonans yöntemini tanımak için Dr. Şahin Özdemir ile yaptığım röportajı satırlarımıza taşıdım.
Röportaj   Dr. Şahin Özdemir

Sigara bağımlılığını bir hekim olarak nasıl değerlendiriyorsunuz, sigara neden bağımlılık yapıyor?
Başlangıçta Amerika kıtasından Avrupa’ya taşınması aslında tütünün ilaç olma özelliği nedeniyledir. Tütün ağrı kesici ve öksürük kesici özelliği olan bir maddedir. İlaç olarak kullanılırken sonraları değişik şekillerde sarılarak devamlı içilir hale gelmiştir. Birileri sigaranın seri üretimine başladığında bağımlılık sosyal hale gelmeye başlamıştır. Asıl zararlı olan yanı üretimi sırasında içine katılan maddeler ve kâğıt, mürekkep, tutkal, filtre gibi yan ürünlerdedir.
Sigara içmenin fiziksel- ruhsal- davranışsal bağımlılık süreçleri vardır. Sigara içmeyenler ilk önce aile, çevre, medya ve benzeri kaynaklardan etki alarak gözlemleme yoluyla kayıt yaparlar. Genellikle ergenlik çağında büyüme davranışları içinde iken, karizma oluşturmak için davranış modelleme ve taklit etme ihtiyacı duyulur. Son yıllarda medyatik kişilerin sigara ile oluşturduğu çekici kimlikler, bağımlılığın sosyal olarak yaygınlaşmasına neden olmuştur.
Psikolojik sıkıntıların giderilmesi için bir yöntemmiş gibi kabul edilen sigara, mutluluk esnasında da keyif aracı olarak görülüyor. Sigara ile ilk tanışmanın ardından nikotinde var olan fiziksel bağımlılık faktörü ve emme duygusu nedeniyle bir tatmin yaratması, sigarayı vazgeçilmez hale getiriyor. Nikotin, beyin tarafından salgılanan endorfin ve serotonin yerine geçiyor ve kullanılmadığı takdirde bu hormonların yoksunluğunu yaratıyor. Endorfin, insan vücudu tarafından yaratılan ve morfinden yaklaşık bin kat daha güçlü bir maddedir. Bu maddenin (endorfinin) yokluğunun insanda nelere yol açabileceğini bu güçten anlayabiliriz. Nikotin, önce bu maddenin salgılanmasını azaltır ve yerine kendini ikame eder.  Daha sonra kişilerin endorfin ihtiyacının tamamen nikotinle sağlanmasına neden olur. Bu yüzden sigara, güçlü ve tehlikeli bir bağımlılıktır.
Sigara bırakma sonucu yaşanan sıkıntılar tıbbi olarak nelerdir, nikotin yoksunluğu beyinde ve vücutta nelere yol açar?
Sigara kullanmayı bırakan kişide ağrı, uyuşma, sinirlilik, stres, mutsuzluk, kaygı, dalgınlık, zihinsel bitkinlik, mide krampları, eklem ağrıları, şiddetli öksürük, kabızlık, sindirim bozuklukları, öksürük, ağız yaraları gibi durumlar görülebilir.
Sigara bırakmak için kullanılan tıbbi yöntemler nelerdir?
Sigara bırakmayı sağlayan her yöntem benim için kutsaldır. Sevgili, eş, anne baba baskısı, hastalık gibi gerekçeler kişinin sigaradan vazgeçmesine katkıda bulunabilir. Farklı desteklerle sigaradan kurtulmak mümkündür. Tek bir tedavi yöntemi yoktur. Fiziksel- ruhsal- davranış modelleri herkeste farklıdır. Bu nedenle yöntemlerin işe yarama oranı herkeste farklıdır.
Destek yöntemlerinden bazıları şunlardır:
1- Biorezonans
2- Akupunktur
3- Hipnoz
4- İlaçlar
5- Nikotin Bantları ve çikletleri
6- Luksapunktur (Işınlı Akupunktur)
Biz, merkezimizde Biorezonans ve Luksapunktur kullanarak bağımlılara yardımcı oluyoruz.
Biorezonans yöntemi nasıl bir etki ile yarar sağlıyor?
Biorezonans, Kuantum mekaniği gerçeğine dayanan bir yöntemdir. Maddenin hem parçacık hem dalga olma özelliği vardır. Her madde atomların elektron yapısından dolayı elektromanyetik bir ışınım yayar. Bu ışınım deneysel ortamda ölçülüp kaydedilebilmektedir. Her ışınımın kendine özgü karakteri vardır. Dalga boyu, derinlik, uzunluk, salınım hızı her madde için farklılık gösterir.
İnsan vücudundaki her türlü hücre de bir enerji ve titreşim salgılar. Bu titreşim ve enerjinin bir dalga boyu ve salınım şekli vardır.  Hücreler, dokular, organların hepsinin kendine özgü farklı frekansları vardır. Hasta ve sağlıklı insanın frekans yapıları birbirinden farklıdır. Hastanın frekansının içine etki eden yabancı frekanslar, Alerjenler, virüsler, bakteriler ve yabancı zararlı maddeler normal frekans düzenini bozarlar. Hücreler birbirleriyle belirli dalga boyundaki frekanslarla iletişim kurar. Bu iletişimde rahatsız edici frekanslar yok ise vücut mükemmel çalışır ve uyum içinde bir sağlık mevcuttur. Fakat vücuda giren bir toksin rahatsız edici titreşimler sayesinde hücreler arasındaki diyaloğu bozabilir. Çünkü bu toksin rahatsız edici frekans şekline sahiptir ve uyumu bozar.
Nikotin de vücutta olmaması gereken bir maddedir. Sigaranın da bir dalga şekli ve frekans özellikleri vardır. Biorezonans yöntemi ile önce insan vücudundaki sigara ile oluşan ışınımın dalga özellikleri ölçülerek tespit edilir. Sonra bu ışınıma onun özelliklerine zıt karşıt dalga gönderilerek nötrleşmesi sağlanır. Yani bir ayna kullanılmış gibi titreşimleri ters çevirerek geriye vücuda vermek, zararlı olan ışınımın yok edilmesini sağlar ve hücreler arası uyumu yeniden oluşturur.
Bu tedavide başarı oranı nedir?
Başarmak için önce bir hasta olduğunu kabul etmek gerekir. Bağımlı olduğunu ve hasta olduğunu kabul etmeyene tedaviler başarılı olmayabilir. Bu tedavide 3 aylık, 6 Aylık ve 1 Yıllık değerlendirmeler yaparız. 3 ayda başarı oranı % 90, 6 ayda % 55-60, 1 yılda ise % 35-40 tır. Tedavinin ilk 6 ay içinde tekrarlanması uygun olur. Merkez olarak ilk üç ay içindeki tekrar uygulamaları ücretsiz, sonrakileri ise indirimli yapıyoruz.
Seans uygulaması nasıl yapılıyor ve süreç nasıl işliyor?
45 Dakikalık tek seans sırasında hastanın baş ve ellerine elektrotlar bağlanır. Sessiz sakin bir ortamda oturmasını sağlarız. Etrafında farklı titreşim yaratacak herhangi bir nesne (TV, radyo, telefon vb.) olmaması gerekiyor. Uygulama çok düşük titreşimler ile devam eder, hasta herhangi bir acı hissetmez. Sonrasında hastaya, bir ay göbek bölgesinde taşıması için bir çip veriyoruz. Ayrıca içine yine karşıt dalga ışınımı yüklenmiş serum fizyolojik bir sıvı veriyoruz. Yoksunluk sıkıntısı sırasında bu sıvıdan 3-5 damla içmesini istiyoruz. Bu sıvının kullanılması Homeopatik bir tedavidir. Yani benzer benzeri iyileştirir tezine göre hazırlanır. İstediği kadar süre kullanılabilir, herhangi bir zararı yoktur. 
Bağımlının tekrar başlamaması için ne tür destekler gereklidir? Destek veriyor musunuz?
Hastayı işlem öncesi ve sonrası bilinçlendirmek ve farkındalık yaratmak önemlidir. Hem öncesinde hem sonrasında psikolojik destek veriyoruz. Tekrar başlama, en çok iradesi kuvvetli olanlarda görülüyor. Bağımlılığını yendiğini düşünüp, kendine aşırı özgüven duyanlar yıllar sonra bile başlayabiliyor. “Nasıl olsa yendim, yine başarabilirim, bağımlı hale gelmem” diye düşünenler tek bir nefesle tekrar bağımlı hale gelir ne yazık ki… Bu yüzden sigarayı yardımsız bırakmak kolay bir iş değildir ve mutlaka destek gereklidir. Hastanın kararlılığının devam etmesi, bu tür desteklerle sağlanabilir ancak.
Yöntemin çıkış yeri ve ülkemizdeki yaygınlığı nedir? Tedavi merkezi seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Yöntemin çıkış yeri eski Sovyet Rusya’dır. Soyuz Uzay çalışmaları sırasında yapılan çalışmalarda geliştirilmiştir. Sovyetlerin dağılması sonrasında bilim adamları bu yöntemi dünyaya yaymaya başlamıştır. Rusya’da bu tür Alternatif tıp çalışmaları, Amerika ve Avrupa’nın aksine daha özgürdür ve devlet tarafından desteklenmiştir. Yaklaşık on yıl önce ülkemize gelmiştir. Sağlık bakanlığı tarafından önceleri ihtiyatla karşılanmasına rağmen şu anda bu yöntem, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen izinle kullanılmaktadır. Bu yöntemi kullanmak isteyenler, başvurdukları merkezin izin belgesini sorgulamalılar. Zira bu yöntem için kullanılan pek çok cihaz üretilmiştir geçen zaman içinde. Kullanılacak cihazların klinik deneylerinin yapılmış olması önemlidir. MDC ( Medical Device Certification) ve TİTUBB       ( T.C İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası) onayları bir kriter olarak aranmalıdır. Ve tabi uygulama kesinlikle doktor kontrolünde yapılmalıdır. Merkezimiz, bu izinlere ve tecrübeye sahip olarak 4-5 yıldır bu tedavi uygulamasını yapmaktadır. Aldığımız başarılı sonuçlara güvenerek sigarayı bırakmak isteyen herkesi davet etmekte bir sakınca görmüyorum bu yüzden. Dediğim gibi bu bağımlılıktan kurtulmayı sağlayacak her yöntem benim için kutsaldır çünkü sigara öldürür… Ölüme rağmen ona zorunlu olmak korkunç bir gerçektir bana göre.
Biorezonansın kullanıldığı başka tedavi alanları var mıdır?
Kilo verme ve kilo kontrolü, alerjiler, bağımlılık tedavileri, depresyon gibi alanlarda güvenle kullanılmaktadır. Bu yöntemlere “Titreşim Tıbbı” diyebiliriz. Kuantum mekaniğinin bize getirdiği en yeni yöntemlerindendir ve geleceğin tedavi yöntemidir. Daha emekleme döneminde olduğunu bildiğimiz için, ilerleyen yıllarda çok fazla gelişip, tıp ve bilim dünyasını hızla değiştireceğini umutla söyleyebilirim.
Dr. Şahin Özdemir Kimdir?
1984 yılında İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Mecburi hizmet ve askerlik sonrası İstanbul’da serbest hekim olarak çalıştı. Kendine ait tıp merkezlerinde çalışmalarını sürdürdü. Bu sürede tıp biliminde farklı bakışları takip etti ve uyguladı. Luxapuncture, ozon tedavi ve biorezonans çalışmaları ile karşılaştığından beri ağırlıklı olarak bu konularla ilgilenmeye başladı.  Halen Dr. Yıldırım AKTUNA tarafından kurulmuş olan ve onun vefatından beri tek başına yönettiği, İstanbul Taksimde bulunan ALPHA TIP MERKEZİ’nde çalışmalarını sürdürmekte. Alpha Tıp Merkezinde tamamlayıcı tıbbın çeşitli alanları ile ilgilenmeye devam ediyor.


Alternatif tıp, şifalı bitkiler, Yoga, Meditasyon, Reiki, Feng Shui Metafizik / Parapsikoloji Mistisizm, Spiritüalizm, Okultizm ... Astroloji Burçlar,fallar,tarot,Rüya Analizi

17 Kasım 2011 Perşembe

Kirlian Foto Yöntemi İle Şifacılık ve Şifa Enerjilerinin Etüdleri

Kirlian Foto Yöntemi İle Şifacılık ve Şifa Enerjilerinin Etüdleri
Bilim Araştırma Grubu
Bu metod, psikosomatik hastalıkların önceden teşhisi ve tedavileri konusunda yararlı bir vasıta olarak kullanılabilir.
Stanley Krippner


Şifa Enerjileri ve Kirlian Tespitlerinin Yorumları
Kirlian fotoğraf tekniğiyle şifacılar üzerinde, test şartları altında yapılan denemeler göstermiş bulunmaktadır ki, gerek yakın şifa sırasında, gerekse uzaktan ruhsal şifa sırasında, şifacı medyumun aurasında meydana gelen değişiklikler aynı olmaktadır. Bu konuyla ilgili araştırmaların sonuçları ilk olarak "Psiko*enerjetik Sistemler" isimli dergide yayımlanmış bulunmaktadır. Söz konusu dergide çıkan makaleye göre; yapılan araştırmalar, "New York Duyular Ötesi Araştırmalar Kurumu" tarafından yürütülmüş ve süje olarak Maria Janis Cooper (Babası Gary Cooper) kullanılmıştır. Üstüste yapılan 12 deneme sonucu tespil edilen şifacı medyumun Kirlian Fotoğrafları, bir kısmı da renkli olmak üzere, yorumlanmış ve araştırıcıların dikkatlerine sunulmuştur. Bir kısmı renkli olarak çekilmiş bulunan bu fotoğraflarda, şifadan önceki ve sonraki değişiklikler arasındaki farklar açık olarak belli olmaktadır.
Ayrıca yukarıda adı geçen yayın organında Kirlian Fotoğrafçılığının öncüleri olan (Rusya Kazakistan, Alma-Ata'dan) Semyon ve Valentina Kirlian'ın dolu dolu 4 sayfalık makaleleri de yayımlanmıştır. Kirlianlar'ın makalesine göre; fotoğraf çekiminde renkli film kullanıldığı zaman, insan cildinin farklı farklı gölgeleri elde edilmektedir. Genellikle iç kısımlar mavi ve dışa doğru bu mavilik yeşile doğru açılır. İnsanın heyecansal durumlarına ya da heyecanlarındaki değişikliklere paralel olarak bu renklerde de değişmeler olmaktadır. Ciltten intişar eden renkler arasında belli başlıları şunlar olmaktadır: Mavi, eflatun, sarı, açık mor, gri ve turuncu. 
 
Şifacıların, Hastaya Aktardıkları Enerjiler

Dr. Thelma Moss ve Şifacıların Etüdleri Çalışmaları

H. Nelson ve Konuya ilişkin Yorumları



Alternatif tıp, şifalı bitkiler, Yoga, Meditasyon, Reiki, Feng Shui Metafizik / Parapsikoloji Mistisizm, Spiritüalizm, Okultizm ...

22 Mart 2011 Salı

Tıbbi Çigong: Sağaltım Yöntemi Olarak Çigong

"Işığı Toplama", C.G.Jung ve Richard Wilhelm'in yazdığı "Altın Çiçeğin Gizi" kitabındaki Taoist meditasyon uygulaması

Çigong, Çin'de 1989 yılından bu yana tıbbı tedavi yöntemi olarak resmi kabul görmüş ve çoğu üniversitenin de müfredatına alınmıştır. 1996 yılında ise Çin hükümeti tarafından Ulusal Sağlık Planı'nın bir parçası olarak ele alınmıştır.
Tıbbi Çigong'un şu üç alanda uygulanmaktadır: 1. Bedenin sağlık durumunu korumak için fiziksel terapi ve belirli rahatsızlıkların tedavisi 2. Stres yönetimi ve gevşeme teknikleri 3. Harici Çi Sağaltımı (Çin Terapötik Dokunuşu olarak da adlandırılır)
Kas-iskelet problemleri, iç organlara ilişkin problemler ve diğer rahatsızlıklara ilişkin geliştirilmiş belirli çigong egzersizleri vardır. Örneğin yirminci yüzyılda Şangay fizik terapistleri çigong ve savaş sanatları ustaları ile birlikte Batılı fizik terapi bilgisiyle geleneksel çigong formlarını bir araya getirerek boyun ve omuz problemleri, alt sırt, diz ve kalça, üst ve alt uzuvların eklem problemlerini, tenis dizi ve iç organ bozukluklarına yönelik sağaltıcı Liangong Shr Ba Fa (18 Arınma Metodu) adlı çigong formunu geliştirmişlerdir.
Çigong uygulayıcısı Diyafram nefesiyle stres ile mücadelede önemli bir rol oynayan gevşeme çalışmalarını sürdürür.
Batı ve Çin tıbbı alanlarında doktora yapmış olan ve Yan Xin Çigong okulunun kurucusu olan Dr. Yan Xin Çigong'un modern dünyada bir "hurafe" olarak görülüp gözardı edilmesinin önüne geçmek için çigong ile ilgili bilimsel çalışmaların yapılması gerektiğini öne sürmüştür. 1980'lerin ortalarında bu amaçla hem Yan Xin hem de diğer araştırmacılar Çin ve A.B.D'deki bazı araştırma kuruluşlarında Çigong ile ilgili sistematik araştırmalar yapmışlardır. Bu çalışmaların sonucunda 20'den fazla bilimsel tebliğ yayınlanmış bulunmaktadır.
Çigong kadim Çin tıbbının bir başka önemli ve modern tıp tarafından da kabul görülen bir başka uygulaması; akupunkturla da benzer ilkeler üzerine kuruludur. Tıpkı akupunktur gibi pek çok rahatsızlığa karşı alternatif bir tıp yöntemi olarak kullanılan Çigongun klinik deneylerde kronik kalp hastalıklığı, mide ya da oniki parmak bağırsağı ülseri, kronik sarılık, kronik hazımsızlık, gastroptoz, nevrasteni, verem, kronik bronşit, kronik bronşiyal astım, yaşlılığa özgü bel ağrısı, hamilelik toksemisi ve pelvik iltihaplanmada etkili olduğu gösterilmiş. Ayrıca miyop, uykusuzluk, soğuk algınlığı, hipertansiyon, artrit, adet düzensizlikleri, kronik gastrit gibi rahatsızlıklarda da kullanılabilmektedir.
Çigong uygulamaları sırasında en son gelişmelerden biri günümüzde gözlükle geçici, lazerli yöntemlerde kalıcı iyileşme sağlanılan miyop ve hipermetropi gibi göz kusurlarına karşı çigong kullanılmasıdır. Çinli ünlü çigong ustası Weizhao Wu'nun Hunyuan Gong stillerinden biri olan Göz Çigongu ilk kez onun tarafından 1980'lerin sonlarında gözlerinden kanama geçiren annesini iyileştirmek için geliştirilmiştir. Doktorların annesinin kör olacağını söylemesiyle birlikte Wu usta annesi için bir çigong programı tasarlamış ve sonunda bu rahatsızlığı ile birlikte gözlük kullanmaktan da kurtulmasıyla bu çigong çalışmasının adı duyulmaya başlanmıştır. Wu ustanın çigong tekniği üzerinde 100 kişilik tıbbi kurul 3 yıl çalışmış ve 4000'den fazla klinik dosya üzerinde yapılan araştırmada yüzde 90'ın üzerinde bir başarı sağlandığı tespit edilmiş ve sonuçlar ulusal düzeyde yayınlanmıştır. Halen Guangdong Bölgesindeki okullarda bu göz çigongu günlük olarak uygulanmaya devam etmektedir. Emekli olduktan sonra Kanada Toronto'ya yerleşen Wu usta burada açtığı çigong merkezinde göz çigongu eğitimi vermeye devam etmektedir.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Tıbbi Çigong: Sağaltım Yöntemi Olarak Çigong

"Işığı Toplama", C.G.Jung ve Richard Wilhelm'in yazdığı "Altın Çiçeğin Gizi" kitabındaki Taoist meditasyon uygulaması

Çigong, Çin'de 1989 yılından bu yana tıbbı tedavi yöntemi olarak resmi kabul görmüş ve çoğu üniversitenin de müfredatına alınmıştır. 1996 yılında ise Çin hükümeti tarafından Ulusal Sağlık Planı'nın bir parçası olarak ele alınmıştır.
Tıbbi Çigong'un şu üç alanda uygulanmaktadır: 1. Bedenin sağlık durumunu korumak için fiziksel terapi ve belirli rahatsızlıkların tedavisi 2. Stres yönetimi ve gevşeme teknikleri 3. Harici Çi Sağaltımı (Çin Terapötik Dokunuşu olarak da adlandırılır)
Kas-iskelet problemleri, iç organlara ilişkin problemler ve diğer rahatsızlıklara ilişkin geliştirilmiş belirli çigong egzersizleri vardır. Örneğin yirminci yüzyılda Şangay fizik terapistleri çigong ve savaş sanatları ustaları ile birlikte Batılı fizik terapi bilgisiyle geleneksel çigong formlarını bir araya getirerek boyun ve omuz problemleri, alt sırt, diz ve kalça, üst ve alt uzuvların eklem problemlerini, tenis dizi ve iç organ bozukluklarına yönelik sağaltıcı Liangong Shr Ba Fa (18 Arınma Metodu) adlı çigong formunu geliştirmişlerdir.
Çigong uygulayıcısı Diyafram nefesiyle stres ile mücadelede önemli bir rol oynayan gevşeme çalışmalarını sürdürür.
Batı ve Çin tıbbı alanlarında doktora yapmış olan ve Yan Xin Çigong okulunun kurucusu olan Dr. Yan Xin Çigong'un modern dünyada bir "hurafe" olarak görülüp gözardı edilmesinin önüne geçmek için çigong ile ilgili bilimsel çalışmaların yapılması gerektiğini öne sürmüştür. 1980'lerin ortalarında bu amaçla hem Yan Xin hem de diğer araştırmacılar Çin ve A.B.D'deki bazı araştırma kuruluşlarında Çigong ile ilgili sistematik araştırmalar yapmışlardır. Bu çalışmaların sonucunda 20'den fazla bilimsel tebliğ yayınlanmış bulunmaktadır.
Çigong kadim Çin tıbbının bir başka önemli ve modern tıp tarafından da kabul görülen bir başka uygulaması; akupunkturla da benzer ilkeler üzerine kuruludur. Tıpkı akupunktur gibi pek çok rahatsızlığa karşı alternatif bir tıp yöntemi olarak kullanılan Çigongun klinik deneylerde kronik kalp hastalıklığı, mide ya da oniki parmak bağırsağı ülseri, kronik sarılık, kronik hazımsızlık, gastroptoz, nevrasteni, verem, kronik bronşit, kronik bronşiyal astım, yaşlılığa özgü bel ağrısı, hamilelik toksemisi ve pelvik iltihaplanmada etkili olduğu gösterilmiş. Ayrıca miyop, uykusuzluk, soğuk algınlığı, hipertansiyon, artrit, adet düzensizlikleri, kronik gastrit gibi rahatsızlıklarda da kullanılabilmektedir.
Çigong uygulamaları sırasında en son gelişmelerden biri günümüzde gözlükle geçici, lazerli yöntemlerde kalıcı iyileşme sağlanılan miyop ve hipermetropi gibi göz kusurlarına karşı çigong kullanılmasıdır. Çinli ünlü çigong ustası Weizhao Wu'nun Hunyuan Gong stillerinden biri olan Göz Çigongu ilk kez onun tarafından 1980'lerin sonlarında gözlerinden kanama geçiren annesini iyileştirmek için geliştirilmiştir. Doktorların annesinin kör olacağını söylemesiyle birlikte Wu usta annesi için bir çigong programı tasarlamış ve sonunda bu rahatsızlığı ile birlikte gözlük kullanmaktan da kurtulmasıyla bu çigong çalışmasının adı duyulmaya başlanmıştır. Wu ustanın çigong tekniği üzerinde 100 kişilik tıbbi kurul 3 yıl çalışmış ve 4000'den fazla klinik dosya üzerinde yapılan araştırmada yüzde 90'ın üzerinde bir başarı sağlandığı tespit edilmiş ve sonuçlar ulusal düzeyde yayınlanmıştır. Halen Guangdong Bölgesindeki okullarda bu göz çigongu günlük olarak uygulanmaya devam etmektedir. Emekli olduktan sonra Kanada Toronto'ya yerleşen Wu usta burada açtığı çigong merkezinde göz çigongu eğitimi vermeye devam etmektedir.