Bir tartışma başladığında, çoğumuzun zihni otomatik pilota geçer. Karşımızdaki kişi bir cümle söyler, biz ise hemen içimizde bir alarm çalar: “Bu adam ya aptal ya da kötü niyetli.” Tartışma ilerledikçe ses tonları yükselir, kelimeler sivrileşir, yüz ifadeleri gerilir. Bir süre sonra konu bile unutulur; geriye sadece “ben haklıyım, sen yanlışsın” düellosu kalır. Bu, modern zamanların en yaygın ve en tehlikeli entelektüel alışkanlıklarından biridir: Anlaşmazlığı, öfke ve nefretle doldurma refleksi.
Bu alışkanlık, aslında çok eski bir insanlık hatasının modern versiyonudur. Tarih boyunca
